Türkiye ve granit ihracatı
Krizi, dış pazarlardaki daralma nedeniyle derinden hisseden granit sektörü, son dönemde sayısı artmaya başlayan yeni müşterileriyle umutlandı.
Türkiye’de granit sektörü, ekonomik krize, daralan dış pazarlara ve içerideki yüksek girdi maliyetlerine rağmen ayakta kalma mücadelesini sürdürüyor. Dünyadaki granit rezervinin yüzde 38’ine sahip olan Türkiye’de 230 değişik renkte granit çıktığı belirtiliyor.
Milyar dolarlık ihracat rakamlarını yakalayan, yüksek oranlı istihdam yaratan granit sektörü, küresel ekonomik krizin en çok vurduğu sektörlerden…
Çünkü krizin merkezi konumundaki ABD, geçen yıla kadar Türkiye’nin en çok granit sattığı ülkelerdendi. ABD’lilerin Mortgage krizine kadar her beş senede bir mutlaka evinin dekorasyonunu değiştirdiğini ve bu değiştirme esnasında da granit ihtiyacını Türkiye’den karşıladığını anlatan sektör temsilcileri, gelinen durumda ABD’nin yerini, bu yıl yüzde 8 büyümeyi öngören Çin’in yanı sıra Hindistan, Pakistan, Mısır, Lübnan gibi ülkelerin alacağını, bu ülkelerden gelen talebin de son günlerde önemli oranda arttığını kaydediyor.
RUHSAT ALAMAMA SORUNU ÇÖZÜLDÜ
Danıştay’ın Şubat ayında, Madencilik İşletme Yönetmeliği’ni iptal etmesi, sektörde ayrı bir tartışma konusunun fitilini ateşledi. Sekiz tane bakanlık ile çalışmak zorunda olan madencilik sektöründe yeni maden sahası açılmasına izin verilmiyordu. Yüzlerce firmanın da ruhsat almak için sırada beklediği belirtiliyordu. Fakat Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Erdinç, madencilik sektöründe yeni ruhsat almaya olanak sağlayan yönetmeliğin Bakanlar Kurulu’nda kabul edildiğini bildirdi.
Küresel mali krizden sonra sektöre ikinci büyük darbeyi vuran sorunun çözülmüş olduğunu, madencilik sektörünün izin alamaması nedeniyle Türk ekonomisinde milyar dolar seviyesinde bir zararın söz konusu olduğunu kaydeden Erdinç, “Madencilik sektörünün çalışma yerini seçme şansı yoktur. Maden neredeyse bizim fabrikamız, şantiyemiz orasıdır. Yasal düzenlemeler yapılırken bu gerçek göz ardı edilmemelidir. Madencilik sektörü olarak Türkiye’de en fazla ağaç diken kesimiz. Madencilik faaliyetlerinden dolayı bir ağacın kesilmesi zorunluysa, bunu Orman Genel Müdürlüğü yapmaktadır ve madencilik sektörü kestiği her ağaç için 10 ağaç bedeli ödemekte, dikmektedir. Orman alanlarında orman teşkilatı tarafından her yıl kesilen ağacın yaklaşık binde biri bilfiil maden üretimi faaliyeti için kesilmektedir. Buna karşın 10 kat orman alanı madencilik sektörü tarafından oluşturulmaktadır” dedi.
Türkiye’de sektörün en eski firmalarından olan Altınsoy Granitcilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Altınsoy, Maden Yasası’nın sorunlarını artırdığını söyledi.
“Sorun yıllardır var, hükümetlere maalesef sesimizi duyuramıyoruz” diyen Altınsoy, Türkiye’de madenlerin ‘dördüncü bölge’ denilen Doğu illerinde olmadığını anlatamadıklarını, dolayısıyla başka bölgelerde bulunan madenlerin teşvik olmamasından dolayı işletilemediğini savundu.
Altınsoy, “Sektörel teşvik olmalı. Madenin bölgesi olmaz ki. Bursa’da civa buldum, ne yapacağım? İşletemeyecek miyim? Böyle teşvik olur mu?” dedi.
TEŞVİKTEN VAZGEÇTİK, KÖSTEK OLUNMASIN
Teşvikten vazgeçtiklerini, yeter ki köstek olunmaması gerektiğini belirtenAltınsoy, sekiz tane Bakanlık ile çalışmak zorunda kaldıklarını, bürokrasinin sektörü büyük sıkıntıya soktuğunu kaydetti. Altınsoy, “Teşvik istemiyoruz, bürokrasi kalksın yeter” dedi.
BİZ ÇEVREYİ KİRLETMEYİZ
Kamuoyunda, taş ocakları ile maden ocaklarının çalışma sisteminin birbirine karıştırıldığını, dolayısıyla insanların kafasında, bu alandaki her türlü çalışmanın çevreye zarar verdiği gibi gerçeğe aykırı bir imaj oluştuğunu anlatan Altınsoy, mıcır ve taş ocaklarının çevreyi kirlettiğini oysa, granitcilik sektöründe herhangi bir kirletme olmadığını kaydetti.
“Granit ocakları doğayı kesinlikle kirletmez, bizde atık olmaz” diyen Nurullah Altınsoy, sorunun aynı Maden Yasası’na tabi olunmasından kaynaklandığını vurguladı.
BANKALARA SİTEM…
Türkiye’nin dünyadaki granit rezervinin yüzde 38’ine sahip olduğunu ve ülkede 230 çeşit renk granit çıktığını vurgulayan Altınsoy, sektördeki son gelişmeleri şöyle anlattı:
“Türk graniti bütün dünyada tutuluyor, talep görüyor. İhracatımız artacak, ama ifade ettiğim gibi devlet, ‘bu işte yatırım yapacaksan dördüncü bölgeye, örneğin Mardin’e git’ diyor. Orada maden çıkmıyor, ne yapacağım? Zamanında Maden Yasası’na konulan bir madde de maalesef uygulanmıyor. Kanun, ‘maden işletmeleri ve ruhsatları bankalara teminat olarak gösterilebilir’ diyor. Ama şu ana kadar hiçbir banka bunu kayda almadı. Bizim iş gerçekten çok maliyetli. Girdiler aşırı yüksek. Granit işletmelerinin de tapu sicili gibi kanunu var, yani devri vs. her şeyi kanunla belirlenmiş. Bankalar maden işletmelerini ve ruhsatlarını teminat olarak kabul etmediği için kredi kullanamıyoruz.
15-20 GÜNDÜR TALEP ARTTI
Sektörün ihracatı geçen seneki gibi değil, ancak son 15-20 gündür bir hareket var. Özellikle yabancı müşteriler sipariş için gelmeye başladı. Çinli, Hintli, Pakistanlı, Mısırlı, Lübnanlı müşteriler geliyor. Mamul madde olarak Libya, Cezayir ve Tunus gibi ülkelerden de talep var. Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’ne zaten mal satıyoruz. Kuzey Afrika ülkeleri de, yeni pazar anlamında sektöre katkı sağlamaya başladı. Talepteki bu artışın nedeni olarak, kriz ortamında başlayan kıpırdamayı gösterebiliriz. Piyasalar, sektörler kıpırdamaya başlayınca hammadde ihtiyacı da baş gösterdi.
‘BLOK’ GRANİT SATIŞI, ‘İŞLENMİŞ’TEN DAHA KAZANÇLI
Blok granit satışı iyi seviyeye gelmeye başladı. Blok satmak, işleyip satmaktan daha kazançlı hale geldi. Bizim gönderdiğimiz blok graniti işleyen ülkeler, girdi maliyetlerinin aşırı düşüklüğünden dolayı bizden daha ucuza satıyor. Bu ilginç bir durum. Aynı blok graniti, Türkiye’de işleyip satmak daha kazançlı değil. İşlenmiş granit, şimdiki dünya arenasında bize katma değer kazandırmıyor.
ÇİN’DEN GELEN TALEP SÜRER
Çin, Türkiye’den granit alıyor, oralarda granit var. Türkiye’de kriz ortamında granit sektörünün bir şekilde ayakta kalmasını sağlayan husus; Çin, Hindistan gibi ülkelerden son dönemde gelen talepler oldu. Tayvan da bu ülkelere katıldı. Çin’den gelecek talebin devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü Çin, geçen yıl yüzde 11 büyüdü, bu yıl da yüzde 8 büyümeyi öngörüyor. Dolayısıyla orada yeni yatırımlar olacak. Türk granit sektöründe Bursa’nın durumu iyi. Özellikle Çin ve Hindistan’a blok granit satışında iyiyiz.
ABD’DEN UMUT KESİLDİ
Bizim sektör açısından ABD pazarında sıkıntı var. Bu pazarda işlerimiz, krizden dolayı yüzde 70 oranında düştü. Mortgage krizi… Amerikalı evinin dekorasyonunu ortalama beş yılda bir değiştirir. Dolayısıyla beş yılda bir granit ihtiyacı doğar. Bu ihtiyacını da genelde Türkiye’den karşılar. Bu durum geçen seneye kadar böyleydi. ABD’nin yerini şimdi Çin aldı. Sektör, 2011 yılına kadar ABD’den talep beklemiyor. Bu yüzden, ABD’de pazarında etkin olan Ege bölgesindeki arkadaşlarımız çok sıkıntılı.
AKARYAKITA 1 AYDA 4 DEFA ZAM GELDİ
Sektörümüzde girdi maliyetleri gerçekten çok yüksek. Bursa’dan Ankara’ya bir kamyon mal göndermek için verdiğim nakliye parası, Gemlik’ten Çin’e gönderdiğim bir konteynır mal için verdiğim nakliye parası ile neredeyse aynı. Çin’de işçilik aşırı ucuz, sigorta yok, vergi yok, akaryakıta sübvansiyon var. Ayrıca ulaşım ağlarını örmüşler, nakliye anlamında hiç sıkıntıları yok. Nasıl Rusya ülkesinde demiryolu ağını kurmuş, Çin de nehir yollarını kurmuş. Bu ekonomik krizde iş yapıyoruz, ancak kazancımız geçtiğimiz yıllardaki gibi değil. Müşteri kaybetmemek için fiyatlarda indirim de yapıyoruz. Mazota bir ayda dört kere zam geldi. Çok masraflı bir sektörde çalışıyoruz, yeni pazarlar, yeni müşteriler bulmaya gayret ediyoruz, iş yapıyoruz, fakat kar elde edemiyoruz.”
İHRACATI 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARIRIZ
Türkiye Granit Doğaltaş ve Makineleri Üreticileri Birliği (TÜMMER) Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Onur da, sektörel teşvik istedi.
Son açıklanan teşvik paketinde doğaltaş granit sektörüyle ilgili hiçbir şey bulunmadığını anlatan Onur, “Granitde dünya markasıyız. Bugün destek verilse 1.5 milyar dolarlık ihracatı 10 milyar dolara çıkarırız. Ancak teşvik paketinde adımız bile yok. Böyle giderse binlerce kişi daha işsiz kalacak. Akaryakıtta ÖTV indirimi istiyoruz. Maliye Bakanlığı, ‘bu emsal teşkil eder’ diyor ama denizcilikte var” dedi.
Sektör olarak kendilerini en çok üzen konunun, özellikle belediyelerde Çin granitinin kullanılması olduğunu belirten Onur, “Belediyeler, ‘ucuz’ diyerek gidip kalitesiz taşları alıyor. Kamu binalarında bir yaptırım uygulayın ki, Türk graniti daha fazla kullanılsın” çağrısı yaptı.

ilanlarim